Güncel

EĞİTİM-BİR-SEN KIRŞEHİR ŞUBESİNDEN, KIRŞEHİR MEMLEKET VE KIRŞEHİR YENİ YEŞİLYURT GAZETELERİNE ZİYARET

EĞİTİM-BİR-SEN KIRŞEHİR ŞUBESİNDEN, KIRŞEHİR MEMLEKET VE KIRŞEHİR YENİ YEŞİLYURT GAZETELERİNE ZİYARET

23 Temmuz 2020 15:28
-A

+A

 

“Ayasofya üzerinden milletimizin değerleri üzerinde tesis edilen vesayet havası dağılmış, hürriyete vurulan prangalar parçalanmıştır. “
EĞİTİM-BİR-SEN Kırşehir Şube Başkanı Fatih Mehmet Yavuz ve EĞİTİM-BİR-SEN Kırşehir Şube Başkan Yardımcısı İsmail Cenkmen Teber, Kırşehir Memleket ve Kırşehir Yeni Yeşilyurt Gazetesi İmtiyaz sahibi Murat Sürmeli'yi makamında ziyaret etti.
Gündem konularının konuşulduğu ziyarette, EĞİTİM-BİR-SEN Kırşehir Şube Başkanı Fatih Mehmet Yavuz Ayasofya’nın Cami olarak Diyanet’e devredilmesiyle ilgili, “Olması gereken buydu. Verilen karardan dolayı gururluyuz. Fatih Sultan Mehmet Han’ın, İstanbul’un fethiyle bir çağı açıp bir çağı kapatmasıyla Ayasofya’nın ibadete açılması benim gözümde aynı şeydir. Karanlık bir sayfanın kapanması, beyaz bir sayfanın açılması. Bu gelişmenin vatana, millete hayırlı olmasını dilerim.” Dedi.
Fatih Mehmet Yavuz, Kırşehir’deki eğitim başarı durumunu değerlendirdi. Yavuz,” Kırşehir, Liselere geçiş sınavında büyük bir başarıya imza attı. Liselere Geçiş Sınavı Türkiye 1.si ve 2.si Kırşehir’den çıktı. Bu bizim için haklı bir gururdur. Gençlerimize başarılar diliyorum ve eğitimci arkadaşlarımızı da tebrik ediyorum” diye belirtti.
“GÖZÜMÜZ AYDIN: 86 YILLIK ZULÜM BİTTİ”
EĞİTİM-BİR-SEN resmi internet sitesinden yaptığı açıklamada Ayasofya ile ilgili şu açıklamayı yapıldı.
“Gözümüz Aydın: 86 yıllık zulüm bitti, Ayasofya'nın camii olduğu hukuken tescil ve teyit edildi
Ayasofya’nın Camii vasfını ve vakfiyesini yok sayan gayrı hukuki 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının Danıştay tarafından iptali; hakikatin ikamesi, hakkın iadesi, haksızlığın, hukuksuzluğun izolesidir.
Bu karar, milletin 86 yıldır kanayan yarasının kapanmasına, bir camiinin cemaatine yeniden kavuşmasına, fethin hukukunun korunmasına, fethi edenlerin emanetine sahip çıkılmasına dair hukuki zemindir. Memur-Sen olarak; kararı tıpkı milletimiz gibi bağımsızlığın tescili yönüyle gurur, tarihe ve kadime sahip çıkılması yönüyle de onur vesikası olarak kabul ediyoruz.
Bir çağı kapatan fethin ve o fethe komutanlık yapan Fatihin emanetinin gereği yerine getirilmiş, tarihi nitelikteki bu kararla Ayasofya’nın müze yapılmasıyla başlayan esaret dönemi sone ermiştir. Memur-Sen olarak bizleri ziyadesiyle memnun etmiş tarihi bir karardır.
Milletin nezdinde, gözünde, kararında ve iradesinde “müze” vasfını hiç kazanmayan Camii vasfını da hiç kaybetmeyen Ayasofya; kendi gerçeğinden kopuk, milletin iradesinden uzak, bağımsız devlet perspektifiyle uyumsuz bütün gereksiz isimlerinden, vasıflarından, sınırlarından, yasaklarından arınmış ve gerçekte olduğu gibi hep olması gerektiği gibi Camii olarak millete ait olarak ve milletin hizmetine matuf olarak özgürlüğüne ve hakikatine kavuşmuştur.
Kararın icrası için gecikilmemeli ve Ayasofya Camii’nin bir bütün olarak millete ait olduğuna ait tescil bir an önce gerçekleşmelidir. O tescil, minarelerinden ezanın, mihrabından, minberinden, kubbesinden, fethin onurunu yüklenen gövdesinden çağlar ötesinden ve öncesinden gelen Hakikatin sesinin yükselmesidir.
Danıştay’ın kararı böylece milletin kararını ilam ve ilan etmiş; Ayasofya Camii konusunda alınmış müze kararının –bizim de ifade ettiğimiz şekilde- hukuka değil keyfiliğe dayandığı hakikatinin de tespitidir.
Danıştay’ın kararıyla hukuk ve tarihi gerçeklik sosyal yaşamla uyumlu hale gelmiş, Fatih’in vasiyeti ve vakfiyesinin gereği yapılmıştır.
Sonuçta karar; Ayasofya’nın cami olduğunun tescili, vakfiyesinin teyidi, millet iradesinin ve hukukun gereğinin yerine getirilmesidir.
Kararla; Ayasofya asli hüviyetine, millet de camisine kavuşmuştur.
Ayasofya üzerinden milletimizin değerleri üzerinde tesis edilen vesayet havası dağılmış, hürriyete vurulan prangalar parçalanmıştır.
Karar; milletin Ayasofya Camii üzerinden Türkiye’nin egemenliğine kast eden dayatmalara boyun eğmeyen kararlılığını hukuken de tespit ve tescil etmiştir.
Dahası bu kararla, İstanbul’un fethini “işgal” gören ve göstermeye yeltenenler; “Zulüm 1453’te başladı” diyerek tarihi tahrif, fethi tahkir, fetih ruhunu tahfif edenlerin hevesleri kursağında kalmıştır.
86 yıllık yanlış hesap 567 yıllık hakikati silememiş, yanlış hesap millet iradesine çarpıp Danıştay’dan geri dönmüştür.
Millet camisine, camii ise milletine kavuşmuş, mağdurluk ve mahzunluk sona ermiştir. Fatih’in iradesine ve fetih hukukuna uygun olarak Ayasofya’nın Camii olduğunu, müze vasfının hükümsüz ve hukuksuz olduğunu tescilleyen ve Ayasofya Camii’ni asli hüviyetine kavuşturan Danıştay kararına ek olarak Ayasofya’nın yeniden Camii olarak ibadete açılmasına yönelik kararı imzalayan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a milletimiz adına teşekkür ediyoruz.
Türkiye’nin en büyük emek örgütü Memur-Sen olarak; 1 milyonu aşkın üyemizin çelik iradesiyle Ayasofya Camii konusunda milletimizle birlikte ortaya koyduğumuz direniş ve iradenin hakkaniyetle neticelenmesinin haklı onur ve gururunu milletimizle birlikte yaşıyor, 86 yıldır Ayasofya Camii için mücadele eden herkese ve her kesime minnettarlığımızı ifade ediyor, Danıştay’ı 86 yıllık zulme son veren adil kararı alkışlıyor ve
BİR KEZ DAHA HAYKIRIYORUZ; İSTANBUL FETİH ŞEHRİDİR; FATİHİ SULTAN MEHMETTİR VE ELBETTE AYASOFYA CAMİİ’DİR…”
“MİNARELERDEN OKUNAN SELALARLA MİLLETİMİZİN VAROLUŞ KARARLILIĞININ COŞKUSU VE DİRENCİYLE TANKIN ÖNÜNE YATTIK”
 15 Temmuz Hain Darbe girişimiyle ilgili EĞİTİM-BİR-SEN resmi internet sitesinden,” 15 Temmuz 2016, ülkemizi işgal etmek isteyen emperyalist güçlerin içimizden devşirdikleri hain kuklalar eliyle bağımsızlığımıza darbe vurmak, birliğimizi tarumar etmek, tarihsel misyonumuza son vermek için yaptığı kalkışmanın milletin güçlü iradesi sayesinde bozguna uğratıldığı tarihî bir gündür.
Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) devletin kılcal damarlarına sinsice sızarak milletin malı olan silahları millete doğrultmasının, meşru yönetimi saf dışı bırakarak ülkemizi efendilerine peşkeş çekme arzusunun, mazlumların son umudu, son kalesi Türkiye’nin varlığına kastetmesinin üzerinden dört yıl geçti.
15 Temmuz, hiçbir hak, hukuk ve ahlakta sınır tanımayan, çıkarları uğruna her şeyi göze alan FETÖ ihanet şebekesi; millî ve manevi değerlerimizi istismar ederek, dinî vecibelerimizi çıkar aracına dönüştürerek, milletin merhametini sömürerek, kökü dışarıda derin bağlantılarından aldığı talimatla büyük bir ihanete girişmiş, kendi milletine namlu doğrultmuş, kendi ülkesini işgale yeltenmiştir.
Hainler 35 uçakla millete ve kurumlarına bomba yağdırmış, 37 helikopterle masum insanlara yaylım ateşi açmış, 74’ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracı vatandaşlarımızın üzerine sürmüş, 3 gemiyi muhtemel olaylar için hazır bekletmiş, 3 bin 992 otomatik tüfek kullanarak stratejik kurumlara saldırmış, direnen halkı kurşun yağmuruna tutmuştur. 251 vatanperver insanımız şehit, 2 bini aşkın kahramanımız gazi olmuştur.
Darbenin ilk başladığı saatlerde Genel Başkanımızın çağrısıyla bütün teşkilatımızla organize bir şekilde, kadın erkek, yaşlı genç milletimizle birlikte mevzide yerimizi alır gibi alanlara aktık; minarelerden okunan selalarla milletimizin varoluş kararlılığının coşkusu ve direnciyle tankın önüne yattık, namlulara göğsümüzü dayadık, hainlerin silahlarına karşı masumların cesaretiyle bütün hesapları bozduk. Yüzyıllardır bu topraklarda niçin var olduğumuzu dosta ve düşmana o gece bir kez daha gösterdik.
Dünyanın dört bir yanında masumların ve mazlumların duasını alırken, küresel odakların ve iş birlikçilerinin yüreklerine korku saldık. Dünyanın unuttuğumuzu sandığı tarihsel misyonumuza duygu olarak yeniden döndük, misyonumuza sahip çıktık, hiçbir denklemin bizi hiçe sayamayacağını şehitlerimizin kanı, gazilerimizin cesareti, milletimizin dirayetiyle ortaya koyduk.
Sendika olarak, özlük mücadelesini özgürlüğümüzden bağımsız düşünmedik. Emeğimizin hak ettiği değeri alacağı tek yerin vatanımız olduğunu hiç unutmadık. Alın terimizi de kanımızı da damlatacağımız tek yerin bu topraklar olduğu düşüncesinden hiçbir zaman sapmadık. Örgütlü olmanın hakkını vererek, üyemizi de ülkemizi de korumayı en büyük ödev ve görev belledik. Şehit düştük, gazi olduk ama ‘bekleyip görelim’ demedik; demokrasi nöbetlerinde de milletimizle kol kola olduk.
İnsan hakları ve özgürlükler söz konusu olduğunda kimseye söz söyletmeyen ikiyüzlü Batı’nın diline pelesenk ettiği kavramların sadece kendisi için geçerli olduğunu, başkalarını hep sömürge olarak gördüğünü, istila ve işgal için bu kavramları sinsice kullandığını, o gece darbeyi yaşayan ve püskürten milletimizin cesaretine karşı duyduğu kayıtsızlıktan bir kez daha anladık. Darbeyi ve darbecileri kınamadılar, kınayamadılar. Kendi başkentlerinde bir olay olduğunda topluca yürüyen ülke liderleri Türkiye için tek cümle bile kuramadılar. Tam tersine, darbecilerin elindeki kanı yıkamak için medyayı kullandılar.
15 Temmuz’da verilen mücadele bağımsızlığımızın destanıdır. 15 Temmuz’da, Çanakkale’de koyun koyuna yatan şehitlerimizin miras bıraktığı birlik ve beraberlik milletimizi tek bir gövdeye dönüştürmüş, istikbalin istiklalden geçtiği kayıtlara bir kez daha düşmüştür.
Eğitim-Bir-Sen olarak, tarihin hangi kesitinde, dünyanın neresinde olursa olsun, tüm darbeleri ve darbecileri lanetliyoruz. Bütün vesayet düzenlerini, milletin iradesine ipotek koyan anlayışları ve arayışları tartışmasız reddediyoruz. Milletimizin güçlü iradesiyle atlattığımız bu büyük badirelerden sonra yeni ufukları görmenin, yeni umutları menzil edinmenin vaktidir, diyoruz.
Çocuklarımızın ve gençlerimizin benliğinin bu tarihî bilinçle donanmasının, kimliğinin 15 Temmuz cesaretiyle neşvünema bulmasının geleceğimiz için en büyük tahkimat olduğuna inanıyor, tarihinden beslenmeyen bir neslin atide kaybolacağını düşünüyoruz. Eğitimin en önemli misyonlarından birinin de bu şuuru içselleştirecek işlere imza atmak, bireysel başarının yanı sıra toplumsal varoluşa da katkıda bulunacak; rekabet boyutuyla evrensel, ürettikleri boyutuyla yerel insan yetiştirmenin bu tehlikelere karşı en büyük barikat olduğuna inanıyoruz.
Hesapları kirli, elleri kanlı darbeci hainleri bir kez daha lanetliyor, şehitlerimizi minnetle yâd ediyor, gazilerimize sağlıklı uzun ömürler diliyoruz.” ifadeleri aktarıldı.
 

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ANKET

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku