Güncel

MAHRUMİYET YOKSUNUYUZ

MAHRUMİYET YOKSUNUYUZ

8 Kasım 2021 15:24
-A

+A

          Mahrumiyet; imkanların yoksun olma hali. Olması gerekenin kısıtlılığı.. Hayatın içindeki konfor alanlarıyla sağlanan yaşam kalitesinin bir kısmı veya tamamının elden gitmesi..
          İnsan ulaştığı her şeyin nankörü, ulaşamadığı her şeyin hasretçisidir. Bugün çevremizde olan olaylara ve insanların konfor alanlarına baktığımızda bunu açık ve net bir şekilde görebildiğimizi düşünüyorum. Bunun başlıca temel sebebi insanda doğuştan var olan haz duygusudur.
 İnsan, doyum sağladığı şey’den sonra hemen kendini açlığını hissettiği başka bir şey’e yöneltir. Bunu yapma amacı ise mutluluğu yakalamaktır. Neticede insan yaşamının amacı mutluluğa erişmektir. Fakat Antisthenes insanın mutluluğa erişebilmesi için, hazzın peşinden koşmaması gerektiğini düşünür.
 Haz insanı köleleştirir. Bu nedenle o, dünya nimetlerinden uzak duran ya da bunlara kayıtsız kalan, içsel bağımsızlığı engelleyen her türlü şeyden kaçınmayı ve kişinin kendi kendisine yetmesini öğütleyen bir yaşam biçimi önermiştir; ona göre ancak böyle bir yaşam biçimi insanı mutlu kılar.
          Mahrumiyetin tanımını ve Haz kelimesinin insan hayatındaki yerini ele aldık. Şimdi gelelim asıl konumuza..
          Mahrumiyet, 2 farklı duygu ile gelişir. Birincisi; tamamlama arzusu ki bu gayreti tetikler. İkincisi de mahrum olunandan vazgeçme halidir. Ruhun gelişiminde mahrumiyetin büyük rolü olduğu bilinir.
“Erenler zehir getirin / Bal ilen öldürmen beni / Yokluk benim eski dostum / Mal ilen öldürmen beni.” Âşık Hüdai; mahrumiyeti cana minnet bilecek kadar yücelikle tanımlar.
Neticede mahrumiyet, hayata katamadıklarımız kadar hayatımızda olması gerekmeyenlerdir. Bunun kararı da ancak o şeyden mahrum olma haliyle yaşadığımızda verilecektir.
Günümüzde yetişen ve yetiştirmeye gayret ettiğimiz neslimiz için mahrumiyet kavramı çok bir anlam ifade etmiyor. Sebebi ise hiçbir şeyden mahrum bırakmıyor oluşumuz. Hepinize tek bir soru sorsam eminim ki vereceğiniz cevapların büyük çoğunluğu aynı olacaktır. Evet, gelelim şimdi sorumuza. Eski Bayram arefelerinde,  anneleriniz ve babalarınız daha genç iken aile fertleriyle kurduğunuz genişliğin olduğu ve muhabbetin dört bir yanımızı sardığı dönemlerde size alınan ayakkabıyı yatağınızın altına koyar mıydınız? Hafif bir tebessümle o dönemlerinize gittiğinizi ve evet dediğinizi duyar gibiyim. İşte tam da böyle bir durumun yokluğuyla yaşıyoruz. Yani yeni yetişen nesil içerisinde bir şeylerin hasretliğini bir şeylerin mahrumiyetini çekenimiz çok az. Tüm bunlar ileride doyumsuz bir gençlik olarak, hiçbir şeyle mutlu olmayan bir gençlik olarak, her şeyin daha fazlasını isteyen bir gençlik olarak, bize geri dönecektir! Bu örnek üzerinden kendi çekirdek aileniz içerisinde mahrumiyet-haz karşılaştırmasını yapabilirsiniz.
Mahrumiyetin bir bedeli vardır. Konforu azaltması… Ancak bir ödülü de vardır. Varlığıyla seni sınava sokan hayat, ondan mahrum bırakarak seni olgunlaştırır.
Konfor çürütür, mahrumiyet olgunlaştırır. Eğer mahrum edildiğini doğru okuyabilmişsen…
Allah der ki “Kimi benden çok seversen onu senden alırım”….Ve ekler: “Onsuz yaşayamam” deme,seni onsuz da yaşatırım.
Ve mevsim geçer,gölge veren ağaçların dalları kurur,sabır taşar,canından saydığın yar bile bir gün el olur,aklın şaşar.
Dostun düşmana dönüşür,düşman kalkar dost olur,öyle garip bir dünya.
Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur……
“Düşmem” dersin düşersin,”Şaşmam” dersin şaşarsın.
En garibi de budur ya “Öldüm” der,yine de “yaşarsın. Der Hz. Mevlana
 
Bugün almayı arzu ettiğiniz yaşamayı arzu ettiğiniz şeye gerçekten ihtiyacınız var mı?

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000
Sevgi Güneş 9 Kasım 2021 14:21

Çok güzel bir yazı kaleminize sağlık

Cevapla
ÖNE ÇIKANLAR

ANKET

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku