Yazar

matilgan@msn.com

2 makale bulunmakatadır

BEN HİÇ SEVMEDİM ''SÜTOĞLAN'' 2014'ü...

07:00 - 27 Aralık 2014

+A

-A

Hani Şener Şen bir filmde Kemal Sunal'a ''Seni hiç sevmedim sütoğlan, babanı da sevmezdim zaten'' diyor ya... Ben de 2014'ü sütoğlan gibi hiç sevmedim. Babası 2013'ü de sevmemiştim hiç; dedelerinden, atalarından hiç farkları yoktu. Hatta onlardan bir gömlek de üste çıktılar. Rahmetli Mahsuni'nin dediği gibi ''Uzaktan bir davul çalar/Tokmağı tozundan beter/Allah belasını versin/Oğlu babasından beter''...
''Sütoğlan'' deyince aklıma Türk filmlerinin ünlü siması ''Sütçü'' lakaplı Süheyl Eğriboz geldi. 2014'ün uğursuzluğu en başından belliydi. Daha yılın ilk ayında öldü Sütçü... Gerçi 2014'te bir çok sevdiğim insan öldü ama en çok Meksikalı Nobel ödüllü yazar Gabrial Garcia Marquez'e üzüldüm şahsen. Hüseyin Üzmez, Cem Garipoğlu, Doğan Güreş gibi isimlerin ölümüne de üzülenler olmuş mudur bilmem de; Süleyman Saba, Murat Göğebakan, Behçet Nacar, Altan Günbay, Çolpan İlhan, Ciguli, Ateş Böceği Yalçın gibi basından ve beyaz perdeden tanıdığımız insanların ölümü de etkiledi çoğumuzu.
Sütoğlan 2014'ten nefret ettiğim en büyük neden, hiç sevmediğim birisinin en tepelere çıkması. En ağrıma giden de polis kurşunuyla can veren 14 yaşındaki Berkin Elvan'ın terörist ilan edilmesi oldu.
Soma'da 301 kardeşimizin göz göre göre katledilmesi yaktı içimizi 2014'te. Ardından Karaman Ermenek'te aylarca cenazesine ulaşılamayan maden işçilerinin ölümü... Bir annenin Ermenek'teki ''Oğlum yüzme bilmezdi suyun içinde ne yaptı'' feryadını yaşadığım sürece unutmayacağım. Ardından 10 işçinin feci ölümüyle sonuçlanan asansör ''kaza''sı... Hele Soma'daki cenaze törenlerinde maden işçisine atılan o tekme akıllara kazındı. ''Bu ülkenin başbakanına yuh çekersen, tokadı yersin'' sözleri de hâlâ kulaklarımda çınlıyor.
Milyonlarca rüşvet dolarlarını evdeki kasalarda ve ayakkabı kutularında saklarken suçüstü yapılan bakan ve çocuklarının aklanması, dosyanın kapatılması ülke vicdanını yaralayan en büyük ayıptı 2014'te... Bir başka ayıp da 1.5 milyar liraya yaptırılan Dünyanın en görkemli 1.150 odalı sarayının kaç-ak olması ve bizi rezil etmesinin yanısıra 76 milyonluk ülkede 41 milyon yoksul varken bir hırs uğruna bu inanılmaz paraların gösteriş için harcanması, on yıllar sonra bile acılar yaşatacak bir aymazlık olarak not düşüldü 2014'e...
Kobani'de yaşanan vahşeti mi söylesem, yüz binlerce Suriyeli'nin aç-sefil ülkemize sığınmasını mı, Ezidiler'in çoluk çocuk katledilip kadınlara kızlara Müslümanlık adına tecavüz edilmesini mi? Neyi hatırlasak içimiz yanıyor, neyi düşünsek yüreğimiz kanıyor; ele alınacak yanın yok senin lanet yıl...
Ooooffff of... İçim daraldı. Git be 2014 git artık... Acılarını, zulümlerini, gözyaşlarını, adaletsizliklerini 2015'e devredersen ahirette de olsa yapışırım yakana. Hiç sevmedim seni sütoğlan, babanı da sevmezdim zaten.

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ANKET

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku