Yazar

cam__omer@hotmail.com

220 makale bulunmakatadır

BOZULMADAN KIRŞEHİR OLARAK KALSAYDIK

07:51 - 28 Ocak 2021

+A

-A

 

Altmışlı yılların. 
Yani seksen kuşağı oluyorum. 
Ülkenin değişiminde, kalkınmasında, çöküşünde, sentlere muhtaç olduğu dönemleri biliyorum. 
Kardeş kavgalarını, muhtıraları, ihtilalleri, generalleri, niçünları. 
Ne yapalım asmayanlımda besleyenlerim mi diyen omuzu kalabalıkları. 
Demirel’i, Ecevit’i, Türkeş’i, Erbakan’ı, Özal’ı, Erdal’ı, Akbulut’u Mesut’u, Tansu’yu bu arada gelip geçenleri tanıdık. 
Belki şanslı bir kuşaktandım.  
Dünya hızlı değişiyordu değişen dünyaya Türkiye’de katılıyordu. 
Büyük şehirlere göç durmuyor küçük iller göç veriyordu. 
Kırşehir’de değişime dayanamıyordu. 
Köyler boşalıyor şehirde bağlar, bahçeler yeni sahipleriyle buluşuyordu.  
Kırşehir’e göçtüğümüzde caddesi sokağı belliydi. 
Ankara Caddesi, lise caddesi, biraz terme caddesi, ikinci çarşı, tavuk pazarı, kasaplar çarşısı, köprübaşı, kalenin etrafındaki uzun çarşısı hepsi bu kadardı. 
Bugün Ankara Caddesi uzun çarşı çok değişmese de beton yığınları Kırşehir’i bürüdü. 
1970’li yılların başından sonrasını çok iyi hatırlıyorum.  
Nerede ne var, kim nerede oturuyordu, girip çıktığımız, çocukken oyunlarımızı oynadığımız her yeri, mahallerin en ince ayrıntısına kadar hatırlıyorum.  
Şehrimiz O kadar güzel, o kadar samimi ve bir o kadar da güvenliydi. 
Kırşehir, şimdiki haliyle karşılaştırdığımda ilk önüme çıkan değişim etkisi bunlar oluyor. 
Şimdilerde çoğu kişi yolda gördüklerini tanımıyor.  
Benim çocukluk ve gençlik dönemlerimde ise çarşıda bir tur atsak, on kişiyle karşılaşsak, dokuzunu çok iyi tanıyor, kalan bir kişiyi de ya tanıyoruzdur, ya biliyoruzdur.  
Şimdi ise yüz kişi görüyoruz, içinden en fazla on kişiyi tanıyoruzdur.  
Arada tek tük de olsa samimi arkadaşlara denk gelebiliyoruz. 
Elbette kalabalıklaşmanın önüne geçecek değiliz.  
Bu ülke herkesin ise, bu ilçede herkesindir.  
Zaten her yer, ona sahip çıkanlarla ve değer katanlarla güzelleşir.  
Ancak Kırşehir’in her zaman asıl değerleri vardır.  
Onların yerini asla dolduramayız. 
Eski Kırşehir’de ortaokul olarak, kale lise olarak Kırşehir lisesi, sanat okulu, ticaret lisesi vardı, sonradan yapılan imam hatip. 
Irmaktan bu tarafta Yeşilyurt, İnönü, Kılıç özü, Hürriyet ilkokulu vardı. 
Herkes aynı okullarda okur, aynı öğretmenlerden eğitim alırdı.  
Oyunlarımızda bile öyle herkesin topu, bisikleti yoktu.  
Çoğumuz aynı topla oynar, aynı bisiklete ortak binerdik.  
Top patlarsa ortak para toplar, ayakkabı tamircilerine yapıştırırdık. 
Yırtıldığında yenisini de ortaklaşa almış olurduk. 
Hatta her mahallede parkımız bile yoktu.  
Evlerimizin önü park, dut ağaçlarımız yalıngaçlarımızdı. 
Şimdi her mahallede bir sürü park var çocuklar için ama ne o heyecan var ne parklar koşacak çocuklar. 
Her daire ya bir ya iki çocuk var oda anasının aldığı bilgi sarayın kölesi olmuş durumda. 
Şimdi yeni yüzüyle, binalar yenilendi, tek katlı bahçeli evler, yüksek ve çok katı binalara dönüştü.  
Haliyle o tek katlı evlerde birer aile otururken, şimdi aynı alanda birçok aile oturuyor.  
Bahçeleri de yok artık.  
Ve tüm Kırşehir’de herkes birbirini tanıyorken şimdi birçok binada komşular birbirini tanımıyor. 
Birde korana geldi kimse kapının zilini bile çalmıyor. 
Kırşehir de mülklerin değeri para etti ya; aslında bu yaşantımıza, samimiyetimize, paylaşımımıza değer katmadı bence.  
Ama elimizdeki o manevi değerlerin hiç birisini para satın alamıyor. 
Meğer ne güzelmiş, küçük Kırşehir olarak kalmak. 
Yeşile, ağaçlara, bahçelere,  dokunmadan, dokuyu bozmadan gelişebilseydik.  
Keşke rantı parayla ölçmesek de, samimiyetle ölçebilseydik… 
Bu güzel şehir hep öyle bozulmadan kalsaydı…  
Değerini bilseydik. 
Dünya değişiyor her şey eskisi gibi olmayacak biz yaşlanıyoruz artık. 

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ANKET

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku