Yazar

cam__omer@hotmail.com

256 makale bulunmakatadır

DEMOKRASİ DALKAVUKLARI

08:05 - 4 Ağustos 2021

+A

-A

Meydanlarda o kadar çok dalkavuk var ki.
Say say bitmiyor.
Kimi iktidarın dalkavuğu, kimi muhalefetin…
İktidarın dalkavuğu hükümetin hiç hatasını görmez yaptığını hep doğru bilir.
Muhalefetin dalkavuğu iktidarı eleştirir muhalefetlik olsun diye.
Bugün iktidarın yandaş dalkavuk basını iktidara güzel sözler dizer manşetlere taşır.
Muhalefetin Candaş basını iktidarın her yaptığına yanlış gözüyle bakar.
Yandaş, Candaş dalkavuklar var oldukça ne iktidar nede muhalefet bir araya gelmez.
Teşbihte hata olmaz der eskiler.
Ne çıkarsa bahtınıza artık. 
Sözden kim ne alırsa “hisse”si odur. 
Önemli olan “kıssa”nın kime gittiği değil, “kıssa”dan çıkan “hisse”dir. 
İster zülfü yâre dokunsun, ister ürksün fincancı katırcıları.
Teşbihin ve tespitin hatası olmaz. 
“Fıkralar ve kıssalar saray dalkavukları gibi. 
Padişahlardan biri, patlıcan yemeğine bayılırmış.
Bir gün dalkavuğuna şöyle demiş:
-Patlıcan oturtması olsa ne güzel olurdu olsa da yesek.
Dalkavuk bu, durur mu?
—Zatı şahaneleri isabet buyurdular efendim!
—Patlıcan kebabı da cana can katar, nefistir, nefis!
Padişahın nefsinin kabardığını anlayan dalkavuk, yeniden atılır:
-Ne kadar da haklısınız sultanım!
Padişahın patlıcan güzellemesi sürer:
-Patlıcan kızartması da yemeklerin şahıdır!
Dalkavuk, istim üstünde:
-Aman efendim, şah olan sizsiniz, patlıcanın adı mı olur? Haklısınız, kızartma da güzeldir.
Padişah, kızartmadan imambayıldıya geçer:
-İmambayıldıya da bayılırım hani!
Dalkavuk:
-Sormayın, ben de bayılırım sultanım!
Hep patlıcan da yenmez ya, gün gelir padişah efendi patlıcandan sıkılır ve patlıcan kasidesi patlıcan yergisine döner.
Bizim sultan, başlar patlıcanın arkasından atıp tutmaya:
-Şu patlıcan kızartması yok mu, midemi allak bullak ediyor.
Dalkavuğun da kavuğu tersine döner:
-Aman efendim, yemeyin gitsin, kızartma da yemek mi?
Sıra imambayıldıya gelir.
Padişah:
-İmambayıldı da yağından yenmiyor.
Ne o yağ öyle, bir daha yemeyeceğim.
Dalkavuk:
-Haklısınız, insanın içini bayıltır!
—Patlıcan kebap...
—Aman efendim, siz ne yemeklere layıksınız!
—Patlıcan tava...
—Yemeyin padişahım, yoksul yemeği o...
-Patlıcan oturtma...
—Sultan hazretleri, midenize oturmasın!
—Karnıyarık...
—Ah sultanım, adında meymenet yok!
—Alinazik...
—Aman, nazik midenizi incitmesin!
—Hünkârbeğendi...
—Hünkârım, beğenecek başka yemek mi kalmadı!
—Şakşuka...
—Sultanım, ne o öyle rakkase göbeği gibi...
—Musakka...
—Devletlim, ne hayrını gördünüz ki!
—Patlıcan dolması, mücveri, salatası...
— Yemeyin sultanım, yakışır mı size?
Patlıcan kötülemesi böyle sürüp giderken padişahla dalkavuğun bu tuhaf patlıcan muhaveresine tanık olan sarayın baş aşçısı, dalkavuğa şöyle der:
-Yahu, dün patlıcanı yere göğe sığdıramıyordun, bugün yerden yere vuruyorsun.
Patlıcandan ne istiyorsun böyle?
Dalkavuk, yılışa yılışa:
-Ben patlıcandan değil, padişahtan maaş alıyorum.
Patlıcanın değil, padişahın dalkavuğuyum.”
İktidarlar nasıl ayakta kalıyor maaşla yardımla dalkavuklarla değil mi?
Bilmem padişah olmasa da saraylar hep var olmuş.
Dün saraylara Sultanlar, Krallar, Padişahlar kurulurken.
Bugün ihtişamlı saraylarda krallar, sultanlar, padişahlar olmasa da demokrasi adıyla seçilmiş krallar gibi yaşayanlar var.
Saray varsa demokrasi seçilmişlerinizde dalkavuğu olacaktır.
 

Anahtar Kelimeler : Zafer ÇAM,
Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ANKET

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku