Yazar

cam__omer@hotmail.com

174 makale bulunmakatadır

DOSTUN MU, ARKADAŞIN MI?

09:38 - 27 Ağustos 2020

+A

-A

 

Bu zamanda arkadaş olmak bulmak kolay...  
Fakat dost bulmak o kadar kolay değil. 
Arkadaş dediklerin gün geliyor telefonla selam veriyor. 
Dost dediğin yanında oluyor. 
Arkadaş dediğin darda olduğunda teflonlara çıkmıyor. 
Dost dediğin daralmadan imdadın oluyor. 
Dost dediğin seninle gülüyor seninle ağlıyor. 
Arkadaş dediğin menfaati olduğunda yanında duruyor. 
Virüsle birlikte yakın çevrenizde kimlerin dost, kimlerin arkadaşınız olduğunun anladınız mı? 
Arkadaş buldum diye sevinmeyin dost bulmaya bakınız. 
Baba ve oğul konuşuyorlarmış.  
Okuyacağınız bu kısa sanırım çok şey anlatıyor. 
Babası oğluna sormuş, "Senin kaç tane dostun var?" 
Oğlan cevap vermiş: 
"Ohooo yüzlerce..." 
Babası oğluna açıklamış. 
"Bak oğlum" demiş insanın bir sürü arkadaşı olabilir ama yüzlerce dostu olamaz.  
Dost dediğin diğer arkadaşlara benzemez.  
İnsanın hayatı boyunca ancak bir ya da iki tane dostu olabilir. 
Oğlan saçma demiş.  
Benim bir sürü dostum var ve hepsi beni sever ve her zaman bana yardıma koşacaklarına eminim. 
Öyle mi demiş babası?  
O zaman gel seninle bir test yapalım. 
Adam bir kuzu kesmiş birkaç ıvır zıvır'la birlikte bir çuvala doldurmuş.  
Çuval'dan kanlar akıyormuş.  
Şimdi git demiş bu çuvalı arkadaşlarına götür ve onlardan yardım iste.  
Çuvalı birlikte bir yerlere gömün. 
Çocuk çıkmış yola, bir arkadaşının kapısını çalmış, arkadaşı elindeki kanlı çuvalı görünce çocuğun yüzüne kapıyı kapatmış, başka arkadaşları bir daha onlarla konuşmamalarını görüşmemelerini rica etmişler, çünkü hepsi çuvalın içinde bir ceset olduğunu sanmış. 
Oğlan yüzü allak bullak babasına dönmüş olanları anlatmış.  
Babası demiş; "İşte senin arkadaşlarının dostluğu bu kadar.  
Şimdi al bu çuvalı benim dostuma götür." 
Oğlan tekrar sırtlamış çuvalı düşmüş yola.  
Babasının dostu kapıyı açıp, oğlanı ter içinde, elinde kanlı bir çuvalla görür görmez etrafa şöyle bir bakmış ve hemen almış içeriye.  
Sen Ahmet'in oğlusun değil mi demiş?  
Evet demiş çocuk.  
Ver elindekini diyerek çuvalı almış.  
Arka bahçeye çıkarmış, arka bahçede bir çukur kazıp çuvalı gömmüş.  
Çocuğa su ikram etmiş.  
Bu arada yetmemiş, gömdüğü yer belli olmasın diye sarımsak ekmiş oraya. 
Çocuk ben artık gideyim demiş.  
Adam da babana söyle sarımsak tarlasına gözüm gibi bakıyorum demiş.
Çocuk gitmiş babasına durumu anlatmış, gerçekten senin dostun varmış benim ise sadece sıradan arkadaşlarım demiş.  
Yooo bitmedi demiş babası, şimdi tekrar git dostumun kapısını çal ve açar açmaz yüzüne okkalı bir tokat yapıştır. 
Çocuk olur mu hiç öyle şey demiş.  
Olur, olur, ancak o zaman anlayacaksın dostluğun ne demek olduğunu. 
Çocuk çaresiz utana sıkıla tekrar düşmüş yola.  
Kapıyı çalmış.  
Babasının dostu kapıya çıkar çıkmaz da babamın size iletmek istediği bir şey var demiş.  
Nedir o demeye kalmadan çocuk okkalı bir tokat yapıştırmış babasının dostunun suratına.  
Üzülmüş bir yandan da nasıl vurdum diye. 
Babasının dostu demiş ki, benim de babana iletmek istediğim bir şey var...  
Söyle o babana "biz bir tokata satmayız koskoca sarımsak tarlasını" demiş!
İşte böyle. 
Çocuk o zaman anlamış dostluğun değerini ve babasının yüzlerce arkadaşın olacağına bir dostun olsun yeter derken ne demek istediğini...
Sen Gülerken yanındakiler de güler,
Ama ağlarken yalnız ağlarsın,
Onun için öyle bir ağaca yaslan ki,
Asla yıkılmasın. 
Öyle bir dost edin ki,
Asla bırakmasın. 
Dünyalık çıkarlar uğruna satmayan,satılmayan  dostlar edinin. 

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ANKET

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku