Yazar

Ahi.optik@hotmail.com

37 makale bulunmakatadır

ESKİ BAYRAMLAR

07:00 - 22 Mayıs 2020

+A

-A

Genç adam kapıyı yavaşça açtı ve evden çıktı,iki sokak ilerde olan camiye yöneldi.Hızlı adımlarla camiye gidenler vardı camiye girdi kendine bir yer buldu hocayı dinlemeye başladı güzel anlatıyordu sevgili hoca ; “Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve mâliki bulunduğunuz kimselere iyi davranın.” (Nisâ sûresi, 4/36) Bu âyet-i kerîmede mü’minlere on görev verilmektedir. Bunlardan birincisi insana her şeyi esirgemeden vermiş olan Allah Teâlâ’ya ibadet etmek ve ona hiçbir şeyi ortak koşmamak. İkincisi anaya babaya saygıda kusur etmemek ve onlara karşı evlatlık görevini yapmaktır. Evlatlık görevinin, kulluk görevinin hemen peşinden zikredilmesi üzerinde dikkatle düşünülmelidir. Bizler de bir evlat olarak; anne – babanın değerini, evlatlar üzerinde iyiliklerini, nasıl anlatmaya başlayalım ki. Onlar bizlerin varlık sebebi, hayat dayanağı, bizi eğitip yetiştiren, her türlü kötülükten koruyup gözeten, maddi manevi çaba harcayarak bu günlere gelmemizi sağlayan en değerli varlıklar… Anne babalar, çocukları uğruna zorlukların ve meşakkatlerin en ağırına katlanırlar. Sözgelimi anne, gebeliğin yükünü, doğumun acısını, çocuk emzirmenin meşakkatini, terbiye ve bakımın yoğunluğunu çeker. Baba ise, çocuklarına daha güzel bir hayat sağlamak, kültürlü ve eğitimli kılmak, onları mutlu ve huzurlu bir hayata hazırlamak için çalışır, didinir. Anne ve baba bu büyük fedakarlığı isteyerek seve seve yaparlar, bunun için çocuklarından ne bir övgü ne de bir karşılık beklerler. Yaratıklar içinde insana en çok yakın olan ve insan üzerinde en çok hakkı bulunan, anne ve babadır. Çünkü Allah Teâlâ, onları insanın var olması için sebep kılmıştır. Bunun içindir ki, Allah Teâlâ kendisine ibadetten sonra ikinci derecede anne ve babaya iyilik yapılmasını emretmiştir. Bir yandan dinlerken bir yandan vefat eden annesi ve babası aklına geldi gözleri dolmuştu,dışarıdan ezan sesi geldi müezzin haydi namaza dedi... Camiden çıkarken bayramlaştılar evine yöneldi zile basayım mı basmayayım mı diye düşünürken eşi kapıyı açtı hoşgeldin Allah kabul etsin dedi,odaya geçti çocuklar uyuyor mu diye sordu eşide evet kahvaltıyı hazırlayım mı dedi,genç adam bir an daldı camiden gelirlerdi iki kardeş, annesi ve kız kardeşi mutfakta kahvaltı hazırlarlardı abisi hemen bi baklava atardı tepsiden ağzına annesi bozma tatlıyı şerbet oraya toplanacak şimdi derdi zil çalmıştı babaları gelmişti " ne o bebelerine kıyamadın camiye göndermedin mi "diye klasik soruyu sorardı ardından " hutbede ne vardı sıpalar derdi " iki kardeş anlaşmış önceden, farklı hutbeleri söylerlerdi babası " yine ben dedim bak gitmemiş eşek herifler " derdi kız kardeşi dayanamaz, babasına " baba herzaman seni kızdırıyorlar yalan söylüyor bunlar ikiside gitti derdi babamba kucağını açar " gel anam canım kızım " derdi bağrına basardı kardeşimi... Gözleri doldu, şimdi kendisi babaydı... "Bekleyelim,çocukları şimdi kalkarlar beraber yaparız " dedi,telefonu aldı abisini aradı abisiyle arası pek iyi değildi yengesi devamlı abisini kışkırtır aralarını açardı abisi ağzının ucu ile zorla konuştu bayramlaşmış oldular.Eskiden böylemiydi abisi onun için canını verirdi yemez yedirir içmez içirirdi işe girince ilk haftalığından ona çok istediği Fener formasını almıştı abisi, ama şimdi iki zıt kutuptular,telefonu kapattı.telefonu çalıyordu baktı,bacım yazıyordu açtı bayramını kutluyordu bacısı, oda kocasının memleketine gitmişti, düğün günü geldi aklına kardeş kuşağını eliyle bağlamıştı nasılda boynuna sarılıp" abim " diye ağlamıştı sarı saçları oyuncak bebekleri aklından hiç çıkmazdı zaten...Telefonun sesine uyanmışlardı bugün "Bayram mı " anne "diyorlardı , çocuklar ,evet onlara yeni bir bayram ve neşe kaynağıydı bu bayram,eski bayramları bilselerdi yaşasalardı...kahvaltıya oturdular zil çaldı heyecanlanmıştı kapıyı açtı hanımı "bayramınız mübarek olsun " diyen şekerci çocuklardı... Tekrar daldı babası büyük olduğu için akrabalar önce onlara gelirdi babasıda neşeli adamdı, her bayram bi macerası olurdu gelene gidene onu anlatır bayramı dahada neşeli bi hale getirirdi,akşama kadar kapıları kapanmaz kapının önü ayakkabılarla döküp taşardı... Şimdi sıra onlara gelmişti bayram ziyaretlerine çıktılar öğleye kadar dolaştılar ve eve geldiler şimdi dört duvar arasına sıkışmışlardı herkes eline telefonunu tabletini aldı daldılar sanal aleme.... Yüce Allah herkese anne baba kıymeti bilmeyi unutturmasın,herkes birgün anne baba olunca anlar anne ve babasının kıymetini herkesin bayramı şimdiden mübarek olsun...

 


Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ANKET

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku