Yazar

Ahi.optik@hotmail.com

58 makale bulunmakatadır

GİZEMLİ MADALYON ( 4 )

08:05 - 16 Eylül 2021

+A

-A

HILLA GÖLÜ
 
Baharın gelmesi ile birlikte , bütün alemi cihan yeniden uyanmıştı , her yer yeşile boyanmış , bembeyz papatyalarla donanmıştı kuşlar cıvıl cıvıldı ... 
Piri Evran Ahi Evran hazretleri , dergahından çıkmış , Kılıçözü çayına doğru yönelmişti , yakın arkadaşı Şeyh Hamza hızlı adımlarla yetişti "yolculuk nereye efendim"dedi , baktı Şeyh Hamza'ya "Hıllaya " dedi... 
Şeyh Hamza bizede işaret ederek yürümemizi istedi en önde Pir'i Veli hemen yanında Şeyh Hamza ve arkalarında benimle birlikte üç kişi yürüyoruz... 
Hılla gölü  yaz kış 30 derece sıcaklıkta olmasına rağmen içinde balıkların yaşadığı bir göldü o zamanlar ... 
Baharın gelişi ile birlikte Kılıçözü deresi bir başka akıyordu , dağların karları erimiş ve çayın suları kabarmıştı , eski değirmen (şimdiki emniyet binasının arkası ) hızla akan suyun etkisi ile daha hızlı dönüyor , buğdayları büyük bir aşk ile un haline getiriyordu .Değirmendekilere selam verip yola devam ettik , eski tahta köprünün üzerine geldik , tahtaların arasından köpürerek akan suyun ferahlığı , serinliği yüzümüze vuruyordu.   
Hılla gölü görünmüştü , içerisindeki suyun devamlı kaynaması ile oluşan bulut tabakası , gölün etrafındaki rengarenk çiçeklerle bir uyum sağlamıştı. 
Her zamanki yerlerine oturdu ve beklemeye başladı Pir'i Veli...
Hacı Bektaş'ı Veli gelirken yolunun üzerinde bulunan İnanç köyünden Şeyh Edebali'ye uğrayıp beraber yola düşmüşlerdi , onlarda gölün kenarına geldiler , selam verip sohbete başlamışlardı ki , Bağbaşı tarafından gelen iki kişi görüldü biraz daha yaklaşınca bunlarında devrin büyük bilgini Muhiddin-i Arabi'nin eserlerinin sarihi Şeyh Sadreddin Konevi ve ona rehberlik eden dönemin zenginlerinden büyük kervan sahibi ve tüccarlarından Hüsametin Kaşı'nın olduğunu gördüler...
 
Baba İlyas’ın oğlu Aşıkpaşa’nın babası Muhlis paşa , Kaya Şeyhi, Şeyh Affan'ında gelmesi ile birlikte asıl mesele olan Moğol tehlikesi ve Anadolu birliği konuşulmaya başlandı...
Tarih 1250 aylardan Mart'tı...
Gözlerden uzak olan bu toplantı Anadolu'nun  birliği ve beraberliği için dönüm noktasıdır. 
Selçuklu Devletinin içine düştüğü durum ve  kaostan kurtulmasının mümkün olamayacağı artık belli olmaya başlamıştır. 
1243 Kösedağ Savaşı sonrası geçen yedi zor yıl sonrası Moğol hakimiyetine giren Anadolu'yu yeniden ayağa kaldırmak isteyen bu Alpler-Erenler Selçuklu Devleti'nin ve Anadolu Türk Birliğinin geleceği hakkında yine toplanmışlardı ve artık nihai kararlarını Hılla gölü kenarında aldılar. 
Peki neydi bu kararlar ; Anadolu'da Türk Birliğinin yeniden tesisi için beyler arasında hiç kimse ile ihtilafı olmayan bir beyin seçilmesi.
Belirlenen bu kişiyi serhata uç beyi olarak tayin edilmesini ve güçlenene kadar korunmasını sağlanması .
Kurulacak yeni uç beyliğinin resmi dili Türkçe olmasına dikkat edilmesi , bu uç beyliği yer , yurt tutup güçlenene kadar sevgi ve saygıdan ayrılmayacak, güçlendikten sonra küffara karşı cihat edecek ve bütün bunlar olurkende Anadolu Selçuklu Devleti'ni yaşatabildikleri zamana kadar yaşatıp seçilen uç beyine zaman ve güç kazandıracaklardı...
Ve en büyük sorun....Peki kim olacaktı bu uç beyi ?
Ok işaretlerinin hepsi bir noktayı gösteriyordu..!
Kırşehir yakında bulunan Kayı aşiretinin Beyi Ertuğrul Bey ...
Toplantıyı bitirip en kısa sürede tekrar toplanıp bu toplantıya da Ertuğrul Beyi davet edip niyetlerini ve tekliflerini sunarlar. 
Bu büyük Alp-erenler çalışmalarını ve düşüncelerini Ertuğrul Bey 'e anlatırlar ve Ertuğrul Bey teklifi kabul eder. 
Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Keykavus'tur , alınan fermanla Ankara dolaylarındaki Kayı aşireti Söğüt ve Damaniç bölgesine iskan edilir.  
Ertuğrul Bey "in oğlu Osman Gazi 1258 yılında Söğüt'te doğmuştur.1281 yılında Ertuğrul Bey vefat edince yerine cesur, cömert ve kerem sahibi bir Osman Gazi geçer.
Kılca Hisar (1285), ikinci zaferi (1286) Karacahisarı (1288), başarılarından sonra , III. Alaaddin Keykubat tarafından Söğüt Malikhanesine ilaveten  Eskişehir ve İnönü taraflarını verdiği ayrıca “tabl , alem ve nakkare” gönderir.  
Bir Dünya Devleti olan Osmanlı İmparatorluğunun manevi kuruluşudur bu , Kırşehir'deki Hılla gölü bir devrin temellerinin atıldığı yer olmuştur ...

Anahtar Kelimeler : Celalettin Güngör,
Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ANKET

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku