Yazar

Ahi.optik@hotmail.com

47 makale bulunmakatadır

KIZ GÖZÜ İLE

09:39 - 21 Ağustos 2020

+A

-A

Bu zamana kadar hep eski günleri erkek gözü ile yazdık , çizdik bu Dünya'da kızlarda yaşadı ve geçti , şimdi günümüzün annesi ve belkide babaannesi , anneannesi oldu.... Erkekler bağ bahçeye dalıp , sapan ile kuş avlarken , mahalle maçı yaparken kızlar ne yapardı ? Nasıl yaşardı ? Şimdi şöyle yavaş yavaş bakalım ; öncelikle herkes erkenden kalkardı tatil günlerinde işler , işler derken öyle bulaşık makinası , elektrikli süpürge felan yok herşey bütün temizlik omuz gücü ile yapılır , mutfakta bir tane bulaşık kalmaz , odalar itina ile el süpürgesi ile süpürülür daha sonra gırgır dediğimiz uzun sopalı elektriksiz süpergeler çıktı ve ondan sonrada her evin demirbaşı elektrikli süpürgeler yerini aldı. Çamaşır yıkamak ve kurutmak , ayrı bir olay önce çamaşır suyu ile kaynayacak , sonra Tursil 75 yada Omo ile elde bol köpüklü yıkanacak ve sakız gibi çıkacak o çamaşır , duvardan duvara gerilen iplere asılır , bazen erkeklerin topu o güzelim yıkanan çarşafın ortasına gelir vay anam o durumda yaşanan gürültüye... İşler bitince öyle ağzını ayıra ayıra oturamazsın ya günün içerisinde yenilecek yemeğin hazırlığını yaparsın yada el işi yapacaksın...El işi bilmemek büyük handikaptır , bilen kız şöyle bi silkinir at kuyruğu saçını edalıca sallardı.. Mahalleliyi evlerin arasında oturmak kesmez birde evlere ziyaret yapılır ama , biz geliyoruz diye günler öncesinden haber verilmezdi , ya çat kapı baskın yaparsın yada yarım saat önceden evin en küçüğünü gönderirsin. Misafirliğe gittiğin evin kızı varsa ve hatta yaşıtın bir iki kız daha varsa o gezme tam olurdu , anneler içeride sohbetini ederken kızlar bir taraftan ikram edilecekleri çayı hazırlar diğer taraftan dünürcüler ve televizyondaki filmler diziler konuşulurdu. Birde teyp , pikap varsa günün müzikleri dinlenirdi ve tabi ki radyonun yeri daha farklıydı , her evin olmazsa olmazıydı radyolar polis radyosu , meteoroloji radyosu ama sırf hava durumundan ibaret değildi meteoroloji radyosu , günün müziklerini çalardı , polis radyosu öğleyin saat 11:50 'de kayıp ve bulunan kişilerin , eşyaların haberini verirdi ve tamöğlen 12'den 13'e kadar istekleri çalar ve bu istek sahiplerinin isimlerini sayardı.. Kanaviçe işlemek ...liseye giderken eline tutuşturulan kasnaklı el işi göz nuru renk renk ...Bi yandan dersler , bi yandan ev işleri öbür taraftan kanaviçe işlemek , "okuyamazsan bi dünürcün gelir kızım " derdi annem ve ne hikmetse hiç birimiz depresyon mepresyon bilmeyen kızlardık. Evde iki kız kardeş isek dantel yarışına girerdik kim hızlı ve daha güzel örecek diye . Kızlar arasında dantel örneği saklamakta ayrı bir olaydı ..! Zor modeller gizlice yapılır , çeyizde çıkartılırdı " sen bunu ne ara yaptın ? "Diye soruluncada bi hava bi hava anlayın artık. Malesef elleri dantel ören oya ören kızların yerini elinden telefon düşürmeyen kızlar aldı artık.. Divan , somya ve minderler vardı , sedir ve minderlerin örtüsü bembeyaz kanaviçe örtüsü olurdu , bu sedirlerin altında eşya elbise kutuları olurdu. Birde peçete , düğün davetiyesi koleksiyonumuz olurdu , misafirliğe gidilen evin peçetesi güzelse kullanılmaz koleksiyona katılırdı , ya birde Almanya'da akrabası olan varsa bide Alman peçetesi gelirse işte o zaman hava bin beşyüz... Yakan top , istop , dombik , ip atlamaca , beştaş , dokuztaş , yağ satarım , sek sek , saklambaç ve evcilik oyunlarımız vardı... Aşağı yukarı her evin dörtlü vitrini olurdu , misafir bardakları, tabakları fincanlar orada altında ise güzelim el işi dantellerle süslü bir vitrin ve içerisinde Anabiritanica , meydan larus gibi 24 ciltlik ansiklopediler , ve ilginç olanıda bizim bunları sıkılmadan okumamazdı yani kültürlü bir nesildik. Kek , yaşpasta tarifleri veren dergileri almak için sabahın köründe sıraya girerdik , ve günlük gazetemiz , haftalık dergilerimiz olurdu bunları sıra ile okurduk. Daha sonra ıslak kek , kunta kinte , kara kız gibi değişik kekler yapmaya başladık , bunların yanında kurabiye çeşitleri pasta ve kek kalıpları çeşit uzadıkça uzadı.. Bu yılların ikramlıkları kısır , bisküvili yaş pasta , kurabiye ve kekti. Şimdi bunlar anne keki , anne kurabiyesi , anne pastası oldu. Dört köşeli yada davul fırınlarda pişirilirdi bütün bunlar , ancak kızlar pasta anneler börek , çörek yapardı. Sunum , gösteriş çılgınlığı yoktu herşey sade ve doğaldı. O zamanlar kızların sevgilisi olmaz sevdiği olurdu ,buluşma neredee sadece mektuplaşma olurdu amma o mektubu bi yakalatırsan vay haline... Sadece kırık bir gönül ilişkisi olurdu ve çoğunlukla sevdiği ile evlenemezdi kimse. Evlerde ve mahallelerde sadece insanlık vardı en uzak mahalledeki insanlar bile birbirini tanır ve muhabbet edilirdi , ya şimdi kapı komşumuz evinde ölse kokusu gelene kadar haberimiz olmaz... İnsanlığın bol günlerin güzel ve hoş geçtiği yıllardı gerçekten şuan telefon ve tablet başında sersemleyen çocuklarımıza üzülüyorum sokakta yürümeyi bile bilmiyorlar ördek gibi yürüyorlar...
Artık günümüz teknoloji Dünyası oldu ve bir

 bir daha o yokluğun ve güzelliğin bol olduğu günler geri gelmez.. Herkese sağlıklı , mutlu ve huzurlu , birbirimizden sevgi ve saygıyı eksik etmediğimiz günler dilerim...
 
 


Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ANKET

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku