Yazar

Ahi.optik@hotmail.com

46 makale bulunmakatadır

MALYA OVASINDAN HACIBEKTAŞ DERGAHINA

09:31 - 18 Ağustos 2020

+A

-A

 1071'de açılan Anadadolu kapısıyla birlikte bu topraklarda birçok savaşlar meydana gelmiş,bölgenin geleceği adeta kan ile oluşturulmuştu,bölgeye hakim olan Rum Bizanslar,bölgeye yeni yerleşmeye çalışan Türkler ve bu bölgede yaşayan göçer halk bu üç grup devamlı hareket ve savaş halindeydiler. Selçuklular ve Bizans İmparatorluğu arasında 17 Eylül 1176’da Miryokefalon Savaşı yapılır. Bizans 100 bin kişilik bir orduyla Selçuklu Türkleri’ni Anadolu’dan atmak ister ancak Bizans ordusu yenilir. Bu olay, Türkler açısından bir dönüm noktası olur. Selçuklular ve Bizanslılar bu sefer 1211’de Alaşehirde karşılaşır Bizans ordusu yine yenilir. Selçuklu askeri yağmaya başlarken I. Gıyaseddin Keyhüsrev bir Bizans askeri tarafından öldürülür ve durum değişir,Bizanslılar toplanır ve karşı saldırıya geçer. Selçuklu ordusu büyük kayıplar vererek geri çekilir. Selçuklular Güneydoğu Anadolu’yu almak, Kilikya Ermeni Krallığı’nı ortadan kaldırmak,bölgeye tam hakim olmak için 1218’de Keban Savaşı’nı yaparlar. Maraş ve dolayları alınır. Ermeniler üzerinde egemenlik sağlanır. I. Alaeddin Keykubat, Akdeniz ve Karadeniz’e ulaşır. Buradaki beylikleri ortadan kaldırır. (1224) . Eyyubi ve Artuklu meliklerini yener. Anadolu’daki küçük Türk beyliklerini ortadan kaldırır. Bu arada doğuda Moğol tehlikesi her tarafı yakar yıkar Harzem hükümdarı Celaleddin Harzemşah yıllarca moğollarla savaşır ve yenilerek Anadolu'ya sığınır,burada kendini toparlar bu sefer Selçuklular ve Harzemliler Erzincan’da 10. Ağustos. 1230’da Yassıçemende karşılaşır.Savaş üçgün sürer Harzem ordusu büyük kayıp ve esir vererek yenilir. Celaleddin Harzemşah Dersim(Tunceli)ye kaçar ve Burada öldürülür. Harzemliler Erzincan, Amasya, Larende ve Niğde gibi çevre illere dağınık halde yerleştirilir. Moğollar ise Harzemlileri izleme bahanesiyle 1231’de Anadolu’ya girerler. Amid, Erzen ve Meyyafarkin’i (Silvan) yağmalarlar. Amid yöresinde 15 bin, Siird’de ise 20 bin kişi öldürülmüştür. Kızlar tutsak alınıp Azerbaycan’a götürülür. Moğollar, Sivas’a kadar ilerlerler. Bu arada Selçukluların genişlemesi Eyyubileri tedirgin eder. 1234’de büyük bir ordu hazırlayıp Selçukluların karşısına Harput yakınlarında çıkarlar ve iki ordu savaşır. Eyyubiler yenilirler. Sultan Alaeddin Eyyubiler’i Doğu Anadolu’dan tümüyle uzaklaştırmak için Rakka, Urfa, Harran ve Siverek’i alır. Üst üste gelen savaşlar yanlış yönetimler Konya merkezli Anadolu Selçuklu Devletini yorar,artık oldukça zor günler geçirmeye başlar. Ülke Asya’dan devamlı akan göçerlerle daha önce burada yurt tutmuş ırkdaşları arasında sonu gelmeyen kavgalara sahne olur. 1237’de babasını zehirleyerek tahta çıkan II. Gıyaseddin Keyhüsrev gürcü karısının etkisiyle kendini sefahate vermiştir.Devlet işlerini veziri Saadeddin Köpek’e bırakmıştır. Köpek, yüksek mevkileri para karşılığında ona buna peşkeş çeker. Bu otorite boşluğunda ağır vergiler ve zulmle halkı ezer. İşte böylesi bir ortamda, 1239'da ‘Baba İshak İsyanı’,‘Baba İlyas İsyanı’, ‘Baba Resul İsyanı’ ya da ‘Babailer İsyanı’ denilen Alevi - Türkmen ayaklanması patlar. Olayın önderleri Baba İshak’la Baba İlyas Vefai tarikatındadırlar. Baba İshak olayı Maraş, Kahta, Adıyaman, Malatya, Kefersut yörelerinde başlatır. Amaç; olayın asıl merkezi olan Amasya - Tokat Alevi - Türkmenleri’yle ve bu yöredeki hareketin lideri Baba İlyas’la bağ kurmaktır.Baba İlyas, İsmaili Şiiliğinin etkisini taşıyan, henüz kökleşmemiş İslami cila altında, eski Türk inançlarıyla (özellikle Şamanizm) karışık fikir telkin eden bir Türkmen şeyhidir güçlü,mistik ve karizmatik bir kişiliğe sahiptir.” İsyanın savaşçı lideri Baba İshak ise (bugünkü Adıyaman yakınlarındaki) Samsat Kalesi’ne bağlı Kefersud bölgesinde yaşayan bir zaviye sahibi idi. Hokkabazlık ve sihirbazlık sanatında çok ilerlemişti. Bunlarla Türkmenleri etkiliyordu. Baba İshak, Baba İlyas’a intisap etmeden önce İran’da bulunmuş bir İsmaili ‘dâî’sinden Batıniliğin esaslarını öğrenmişti. Böylece Hıristiyanlık, zerdüştlük ve Müslümanlıktan oluşan karma bir inanç sistemi geliştirmişti. Bu da muhtemelen Kürtler ve gayrimüslimler arasında etkili olmasını sağlamıştı. Ayaklanma, Amasya’dan Adıyaman’a kadar genişler ve Anadolu’nun tümüne yayılır. 1239 yılı yaz mevsimi ortasında Sadettin Köpeğin zorlayıcı vergi sistemi yüzünden meydana gelen geniş çaplı bir tartışmanın kavgaya dönüşmesi olayların başlangıcı olur.İsyan kıvılcımı çakılmıştır. Bu A­nadolu Selçuklu Devleti’ne karşı çıkma hadisesi çok geçmeden, Kayseri’de meydana gelen olayların da gelişmesiyle önlene­mez bir hal alır. Öyle ki Babailer denen Türkmenler İç-Anadolu’yu tamamen karıştırmış, Anadolu kargaşa içinde bırakılmıştır. Ayaklanma büyümüştür. Baba İshak, Baba İlyas’dan aldığı talimatlarla Türkmenlerin sığır ve koyunlarını satarak silahlandırır. Kimi tarihçilere göre 50 bin, kimilerine göre 60 bin askeri Türkmen gücü oluşmuştur. İkinci Gıyaseddin Keyhüsrev’in üzerine asker gönderdiği Baba İlyas, Amasya Kalesi’ne sığınır.

ynı günlerde Amasya Kalesi’nin kuşatıldığını öğrenen Baba İshak, Baba Resul’dan (Baba İlyas) gelen bir haberle ayaklanmayı başlatır. Önlerine gelen tüm şehirleri zapt ederek Sümeysat, Kahta ve Adıyaman’ı ele geçirirler. Malatya Valisi’ni de bozguna uğratarak burayıda ele geçirirler. Cebniler, Karamanlılar da bu isyanlara katılırlar. Tokat da Babailerin eline geçer. Kuzey Suriye’de başlayan Türkmen yürüyüşü, bütün hızıyla sürerken Baba İlyas, Amasya’da Selçuklu askerlerince iyice kuşatılır. Kıstırıldığı Amasya Kalesi’nde öldürülür. Baba İlyas’ın müritleri ölüsünü kaçırıp ambarlı evliya tekkesine gömerler. Baba İlyas’ın öldürülmesinden kısa bir süre sonra, Baba İshak yönetimindeki Babali güçleri Amasya’ya girerler. Türkmenler, şeyhlerinin öldürüldüğüne inanmayıp eski Şaman inancına göre onun gökten melekleri çağırmaya gittiğine inanarak bütün güçleriyle Selçuklu ordusuna saldırıp Selçuklu komutanı Armağan Şah’ı öldürürler. Ordusunun yenildiğini duyan Selçuklu Sultanı, Erzurum da sınırı beklemekle görevli ordusunu geri çağırır.Babailer Selçuklularla iki savaş yaparlar ve ikisindede Selçukluları yenerler.Konar göçer halinde Kırşehir havalisinde bulunan Malya ovasına gelirler, Selçuklu Sultanı orduyu alınan iki yenilgiden sonra toparlayamaz Bizans'tan yardım ister Bizanslılar'da ancak paralı asker vereceklerini söylerler,iki taraf anlaşır tarih 1240'tır,ve Malya ovasına doğru harekata geçen Selçuklu ordusunun başkumandanı Emir Necmeddin, yardımcıları Behramşah Candar, Gürcü Zahiruddin Şir dir . Bin kişilik 1000 altına kiralanmış zırhlı Frank şövalyelerinin başında ise Ferdehala (ya da Frederic) bulunur .Bu şövalyelere yerliler “demir donlu askerler” adını takmıştı. Malya ovasına öncü birlikler gönderilir. Ordunun başındaki emirler,daha büyük bir ordu ile bunların arkasından gelmekteydiler. Öncü kuvvetlerden haber gelir yarın savaş yapılacak diye. emirler öncü kuvvetlerine, eğer onlar sa­vaşmak için ortaya çıkmazlarsa bekleyin, çevreyi araştırmak içinde çıkmayın, bizim gelmemize kadar sabredin, diye haber gönderirler. Ertesi sabah öncü kuvvetler silahlanmış bir halde büyük orduyu bekler bir haldeyken Babai Türkmenleri bir anda görünürler. Tepelerden aşağı Birden sultanın askerlerine hücum ederler Müslüman Selçuk askeri Müslüman kardeşlerine karşı silah çekmeyi reddeder Askerin silahlarını kendi kumandanına çevirmesi an meselesidir. Bu durumu gören Başkumandan Emir Necmeddin, o ana kadar yedekte bekleyen hırıstiyan şövalyeleri, cephenin en önüne sürer Hırıstiyanlarda Müslümanları acımasızca kırarlar ,ilk saldırı püskürtülür.5000 kişilik askerlerden müteşekkil bütün kıta’lar bölük bölük yürüyerek karşı hücuma geçerler Bir hamlede 4000 Türkmen öldürülür. Türkmenlerin bir kısmı çocuk­ları, kadınları, kap kacak yatak yorgan eşyaları ile birlikte muhare­be meydanına gelmişti. Çocukları ve kadınları geri plana alıp eş­yalarını siper yaptılar. Bunların arkasından ok atıp duruyordular. Böylece kimseyi yanlarına yaklaştırmıyorlardı. Askerler onlara doğru her taraftan saldırarak siper yaptıkları (ayakları bağlanıp çö­kertilmiş hayvanları,) mal ve eşyaları kaldırdılar. Siperlerini kay­bedenler çekilmeye başladı. Onları böylece genç ihtiyar, erkek ka­dın ayırmadan tamamen kılıçtan geçirerek öldürdüler. Ovada Türk­menlerin kanı oluk oluk, dere gibi akmaya başlar çocukları bile kılıçtan geçirirler Ordunun artçı kısmı savaş meydanına geldiği zaman her şey olup bitmiştir,sultana zaferi bildirilir. Sağ kalıp da yakalanan kadınla­rın ve çocukların, savaştan arta kalan akçe, giysi, mal ve silah alet­lerin beşte biri ayrılıp, kalanlar askerler arasında bölüşülür.Sonunda Selçuklu sultanlığı, bütün güçlerini seferber ettiği koskoca ordusuyla savaşı kazanır.Bu savaştan çok az zaman sonra yıkılan Selçuklu Devleti, son zaferini kendi halkına karşı kazanmıştır. Savaşı kazanan Bizans askerlerinin sağ kalanlarına Sultan Gıyaseddin Keyhüsrev, 300 bin Florin altın vererek ödüllendirmiştir. . Selçuklu Devleti’ni şiddetli bir şekilde sarsan ve Hükümdarını taç ve tahtından ümit kestirecek kadar korkutup, başkentten kaçıran büyük isyan bu şekilde sona erer. Sultan, tehlikenin bertaraf edildiğinden emin olduktan sonra Konya’ya dönerek yeniden eğlenceli hayatına başlar. Babai isyanlarına iştirak etmeleri nedeniyle Sultan Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından çok sayıda Ahiler de tutuklanmış, bu tutuklananlar arasında Ahi Evran da yer almıştır... Bu savaş sonunda Selçuklular eski ihtişamlı günlerine geri dönemezler,Selçukludan çekinen Moğollar Selçukluların zayıfladığını görüp saldırıya başlarlar. Toparlanamayan Türkmenler ise Karacahöyüğe(Hacıbektaş) çekilirler. Karacahöyük, Malya Ovası’nın güneyindedir,savaş alanına kuş uçusu 30 km mesafededir. Büyük bozgunu takip eden günlerde Karacahöyüğ'e gösterişsiz bir derviş gelir. Çarpışmalarda kardeşi Menteşi kaybetmiştir,Üzgündür Hayli zayıflamış bitap haldedir. Gelecek kuşaklarda Hacı Bektaşi Veli adı ile ünlenecek olan bu derviş,Karacahöyük Dergahı’nın yönetimini elinde tutan ‘Anadolu Bacıları’
Anadolu Bacıları’ tarafından şefkat ile karşılanır itina ile ağırlanır. Hatun Ana adı ile bilinen dergahın ‘Pir Bacısı’ ona ihtimam eder. Hacı Bektaş, kalan ömrünü bu dergahta tamamlar. Karacahöyük’de, alçakgönüllü ve münzevi bir yaşam sürer. Keramet sahibir. Pek çok sırra sahiptir. Hakka yürümeden önce taşıdığı tüm sırları, vakıf olduğu bilgeliği, Karacahöyük Dergahı’nın Pir Bacısı’na, Kadın Ana’sına devreder. Karacahöyük Dergahı, Malya bozgunundan sonra Hacı Bektaşi Veli başta olmak üzere kıyımdan kurtulabilmiş; bozkırın ayazında yalnız ve umutsuz kalmış pek çok mürşide ve dervişe kapılarını açar,bir yandan son günlerinde onlara rahat ve huzur verir.. Malya Ovası’nın mağlupları, canlarını katliamdan kaçırabilenler, koca bir erkanın yok oluşuna engel olurlar ve günümüze kadar Hacıbektaş'ta yaşatırlar...
 

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ANKET

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku