Yazar

cam__omer@hotmail.com

217 makale bulunmakatadır

SENDE EVLAT BENDE KUYRUK

09:50 - 11 Şubat 2021

+A

-A

 

 
 
 İktidarlar Amerika’yla, Avrupa’yla, İsrail’le yani süper güçlerle dost olalım derken evdeki evlat da oluyorlar. 
Amerika, Avrupa İsrail yani adı üzerinde gâvur menfaati olmadan dost olur mu? 
Dost görünen zehirli bir yılan hepsi… 
Türkiye’yi en çok dost bildikleri ülkeler zehirliyor... 
Yılanda menfaat bekleyen liderler kendi canında oluyor. 
Yılanda dost, ayıda post olmaz. 
Bunu bilenler yinede aynı torbaya giriyor. 
İslam dünyasının yakın kankisi Amerika, Avrupa, İsrail zehrini akıtıyor tüm mazlumlara. 
Bahar diyor, demokrasi diyor, özgürlük diyor, hak, hukuk, adalet diyor zehrini veriyor. 
Yinede bu yılan devletlerle kol kola gidiyorlar. 
Herkesin bildiği bir öykü vardır. 
Zamanın birinde, bir oduncu ormanda odun keserken çalı arasında bir yılana rastlamış.  
Elindeki baltayı kaldırıp yılanın başını vurmak üzereyken bir an göz göze gelmiş. 
Yaratana olan aşkı, yılan bile olsa, yaratılana yansımış ve yılana vurmaya kıyamamış. 
Yılan da duygulanmış ve dile gelmiş.  
''Ey insanoğlu, sen bana kıyamadın, bende sana iyilik edeceğim'' demiş. 
Bir kör kuyuya dalmış ve kaybolmuş. 
Biraz sonra ağzında bir altın lira ile dönmüş ve ''Bundan böyle ömür boyu sana her gün bir altın lira vereceğim!'' demiş. 
Oduncu da sana her gün süt getireceğim demiş.  
Oduncu altını bozdurmuş ve evinde o gün şenlik olmuş. 
Ailesi de dâhil hiç kimseye olanı biteni anlatmamış. 
Herkes sadece oduncunun çok   çalıştığı için durumunun düzeldiğini sanmış.. 
Oduncu yıllar boyu her gün o kör kuyunun başına gitmiş, yılan ile buluşmuş sütünü vermiş altınını almış. 
Bir gün oduncu  hastalanmış. 
Kuyunun başına gidemez olmuş. 
Birkaç gün geçince bolluğa alışmış evde darlık başlamış. 
Oduncu oğlunu yanına çağırmış ve yılanın sırrını anlatmış. 
 ''Kör kuyunun başına git ve oğlum olduğunu söyle; yılan sana altın verecek!'' demiş.  
Oğlu babasının bahsettiği yere gider, sütü bırakır, ancak babasına da kızar… 
Çünkü babası o altını almak için her gün yılanı ziyaret etmekte ve süt götürmektedir, her gün gitmekle olur mu? 
Kim taşıyacak her gün sütü öldür şu yılanı al altının tümünü der. 
Sütü babasının dediği yere bıraktıktan sonra altını vermeye gelen yılana baltayla saldırır… 
Yılan kendini kurtarmak isterken aldığı balta darbesiyle kuyruğu kopar ve can acısıyla oğlana saldırır ve onu boğarak öldürür. 
Oduncu bekliyor ki oğlu gelsin hem de altını getirsin…. 
Gelen yok, giden yok… 
Oğlunun gelmediğini gören köylü hemen kör kuyuya koşar… 
Bir de ne görsün; oğlu ölmüş, yılan acıyla ortalıkta kıvranmakta kuyruğunun yarısı yok!. 
Her ikisi de üzgündür… 
Oduncuda evlat acısı, yılanda kuyruk acısı! 
Ancak, zaman geçer birbirlerine yeniden ihtiyaçları olduklarını anlarlar. 
Çünkü yılan aç kalır, köylüde altınsız. 
Tekrar bir araya gelirler ve derler ki yine eskisi gibi dost olalım. 
Oduncu der ki; “Sen yine her gün altını ver, ben yine sütünü getireyim” 
Yılan kabul eder. 
Ne yapsın her ikisinin de rızkı kesilmiştir. 
Mecbur yeniden dost olmayı deneyecekler… 
Oduncu  yine her zamanki gibi sütü götürür, yılanın verdiği altını alır. 
Bir kaç gün bu durum devam eder ama bir tuhaflık vardır… 
Her ikisi de kendini kötü hissetmektedir. 
Çünkü oduncu her gittiğinde yılanı görünce evladının acısını hisseder yılan ise köylüyü gördüğünde kopan kuyruğunun acısını… 
Oduncu bakar ki bu durumu devam ettiremeyecek. 
Evlat acısı zor! 
Der ki yılana: 
“Kusura bakma, bende evlat acısı, sende kuyruk acısı varken biz asla dost olamayız. 
Birbirimizi gördüğümüzde hep bu acıyı yaşayacağız” 
Bu öyküyü bilmeyen yoktur ama galiba ders alan da yoktur.  

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ANKET

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku