Yazar

gokturkturk.40@hotmail.com

1 makale bulunmakatadır

TARİHİ PERSPEKTİFTEN KIRŞEHİR’İN KÜLTÜR , SANAT , FİKİR VE GAZETECİLİK HAYATINA DAİR…

07:03 - 3 Haziran 2016

+A

-A

            Türklerin Anadolu’yu fethi süreci 1071 Malazgirt Zaferiyle başladı.  Asıl fetih ise kültürel ve manevi alandaki çalışma ve çabalarla gerçekleşti.  İlimiz ve şehrimizde merkezilik gösteren Bektaşilik ve Ahilik kurumunun yardımlarıyla konar göçer hayattan yerleşik hayata geçmenin hızlanmasıyla Türkler inanç yollarında, kültür alanında  ve ekonomik hayatta gelişmeler, ilerlemeler gösterdiler. 13. yüz yılda yazılı eserler verilmesiyle gelişmeler kaydedilmekle birlikte eserlerin büyük bölümü Türkçe yazılmıyordu. Mevlana Mesnevisini  ve diğer eserlerini Farsça yazmıştı.   
              Türkçe yazan müellifler ve Türkçe yazılan büyük eserler daha çok 14. yüzyıl başlarından itibaren görülmeye başladı.  Yazılı kültürde gelişmeler hız kazandı. Kırşehir’li Ahmet Gülşehri, Aşık Paşa, Hoca Mesut Gülşehri   büyük ölçekte Türkçe eserler yazarak Türk halk kültüründe gelişmeleri getirdiler. Onlar Anadolu’nun kültür ve manevi mimarları arasında başlarda geldiler.
              Kırşehir’in Türkçe’nin başkenti olması yanında Türk kültürünün yazılı kültür başkenti olduğu görülmektedir.
              Bireye ait objeler biçiminde olmakla birlikte Anadolu Müslüman Türk mezar  taşları da bu gelişmelerden olumlu etkilenerek yazılı, kitabeli,  motifli, hatta resimli hale geldi. Kırşehir mezar taşları da bu doğrultuda ve niteliktedir. Osmanlıca kitabesi ve kadın figürü kabartmasıyla 1310 miladi tarihli Celal Hatun şahidesi üzerinde tarihi bulunan en eski Kırşehir mezar taşıdır.  Sonraki taşlar 14. ve 15. Yüzyıla aittir. Yazılı ve kitabeli Sivas, Kayseri, Akşehir, Karaman, Konya mezar taşları da yazının yaygınlaşması dönemi olan 1300’ler ve takip eden yüzyıllara aittir.           
             15. Yüzyılda Türkçe eserler verilmeye devam edilmiş nihayet Osmanlı Devleti her bakımdan güçlü hale gelmesiyle 1453 yılında İstanbul’un fethini gerçekleştirmiştir. Cihan şümul devlet haline gelinmiştir.
              Yazılı kültürün kuvveti, etkisi  ve söze göre daha kalıcı olması sayesinde geleceği şekillendirmedeki rolü büyük olmaktadır.  Hoca Sadeddin, Aşık Paşa’nın 12 bin beyite yakın Garipnamesini 16. Yüzyılda çok okunan eserler arasında göstermektedir.
            Kırşehir’den günümüzde çok sayıda ve öne çıkan yazar  ve sanatçı yetişmediğini bu çerçevede sorgulamalıyız. Neden yakın zamana kadar yerel gazetelerimiz az yapraklı ve küçük boyuttaydı. Muadili olduğumuz Çorum, Çankırı, Kastamonu gibi şehirlerde yıllar öncesinden itibaren ulusal basın gazetelerine yaklaşan gazeteler var iken, 12-14 sayfalı renkli baskılı gazeteler varken,  Kırşehir’de neden sonra bu uygulamaya geçebildi bunu sorgulamalıyız.
            Kırşehir’de eskiden beri yerel basın çok eleştirilir. Çeşitli suçlamalar getirilir. Malum suçlamaları bu satırlarda dile getirmeyeceğim. Tüm yerel basın gibi küçük şehirlerin en büyüklerinden olan Kırşehir’in  yerel basını da daha çok devletin verdiği ilan gelirleri ve matbaacılıkla ayakta durmaya çalıştığından eleştirilerden, suçlamalardan ileri ölçülerde etkilenir.
            Yapılan eleştiriler, suçlamalar sanki yerel basın yayın bir sebepmiş gibi ortaya getirilir. Halbu ki basın yayın ve özellikle yerel basın-yayın sebep değildir, hatta sonuç olarak dahi kabul edilemez.  Yerel basın; gazete ve televizyonlar mevcudun bir yansımasıdır. Yerel siyaset, yerel  sosyo ekonomi ve yerel bürokrasinin gidişatını aksettirir. Doğruları ve yanlışları yansıtır. 
            Yerel basın yayının kamu kuruluşu vasfı daha önde görülmekle birlikte,  onlar da devletin, devlet memurluğu anlayışının tümüyle dışında  serbest piyasa şartlarında rekabet ortamında hayatını sürdürmeye çalışan özel sektör kuruluşlarıdır. Ayakta kalması daha fazla çalışma ve çabalara bağlıdır. Bu noktada belirtmek gerekir ki özel işletmeler olarak herhangi bir özel işletme gibidir, kara dayalı çalışmak zorundadırlar.  Uzun zincirin veya kümeleşmenin halkalarından, kümelerinden biridir. Mevcudu, doğrusu ve yanlışıyla ortaya getirirken “beşer şaşar” sözünden hareketle kimi zaman özde yanlışlıklar yaptıkları görülür.  Ancak bu da onların sonuç olduğu anlamına gelmez.
            Bizce yerel basın yayının gerçek anlamda bir yerel teftiş mekanizması haline gelmesine izin verilmelidir. 
            Gazeteler demokrasiye, demokratik rejimin demokrasi ölçüsüne dayanarak yayımlanırlar . Hepimiz hatırlarız. İletişim kanallarının bu kadar açık olmadığı 15-20 yıl öncesine kadar gazeteler kamu kuruluşlarından haber almakta çok güçlük çektiklerinden yakınırlardı. Diğer yandan bugün bile  Bir takım kesimler ticari, bürokratik , siyasi ve sosyal çıkarlar neticesinde gazetelerin yazı ve haber kaynaklarını kapatmaktadırlar. Küçük şehirlerde bu kapatma durumu çok bariz ve ağırlıklı karşımıza çıkmaktadır. Dar çevrede zaten herkes birbirini tanımakta bu nedenle yazmak, kalem işletmek kimi zaman hepten imkansız hale gelmektedir.           
            Çoğu yaptıkları iş nedeniyle kalem adamı nitelikli olan devlet memurları ve diğer kamu görevlileri gazete yazıları yazmaya istekli görünmekle birlikte bir takım anlamsız engeller karşılarına çıkmaktadır. Bir konu daha var ki bazı gazeteler onların devlet memuru niteliğini istismar ettiğine dair iddialar vardır.
          Konuya daha öznel yaklaştığımızda yazan ve yayınlayan için yerel alanda, yerel konularda yazmak genel alanda ve genel konularda yazı yazmaktan kat kat risklidir. Küçük şehirler peşin hükümlü yaşamında bu risk özveride bulunulmadan alınamaz zira her yazılan okunarak değil kulaktan kulağa taşınması nedeniyle uzun zaman yazan ve yayınlayanın  zararını getirir.
           O halde bazen nefes alamaz hale gelen basın yayın hayatını idame ettirmekte güçlük çekmekte bazı noktalarda meslek etiğini bir yana bırakmak durumunda kaldıklarına tanık olunmaktadır.         
            Kırşehir’de her yıl hazırlanan, yayınlanan basılı yayın eserleri; roman, şiir kitabı, araştırma eseri vs. oldukça kısıtlıdır. Hazırlananlar da Ankara metropolünün yayınevleri ve matbaalarında basılır. Diğer yandan Kırşehir’de yetişen ve yaşayan yazar çizer sayısı da çok sınırlıdır. Bunlar içinde sürekli üretebilecek olanların sayısı ayrıca sınırlıdır. Bunda velüt( verimli) olmamak bir sebep olmakla birlikte yerelde yazar çizer olmanın maddi ve itibari kazancının neredeyse olmaması başta gelir.  Gazetelerin sınırlı gelirleri neticesinde dışarıdan veya kendi içinden yazı yazacak olanlara bir miktar ücret vermek imkanı olmamaları Kırşehir’in kültür sanat fikir ve gazetecilik dünyasının geri kalmasının nedenlerinden birisidir. Bu durum ülkemizin diğer yerel basın yayını için de geçerlidir. Halbuki günümüzde yerel basına daha ihtiyaç duyulmakta gazetelerde yayımlanan haber ve yazılar internet sayfalarında hatta Face Book, tweter vb gibi sosyal medya sayfalarında “kullanılmaktadır.” Pazar ekonomisinde getirisi olmayan işlerden imtina edildiği düşünülürse “bana yararı ne olacak” sorusu her an bu ortamda sorulmaktadır. Hal böyle olunca gazeteler, içi yerel anlamda sonuç alıcı düşünce ve fikirlerle dolu,  yenilikçi yazılardan mahrum kalmaktadır. Gazetelerin büyük bölümü sürekli “kes yapıştır” yöntemiyle alıntılarla, taşıma suyla, birbirini tekrar  yoluyla yayımlanmaktadır.
            Başa dönerek, Anadolu’nun asıl fethinin yazılı kültürle gerçekleştiğinden hareketle bugün de yazılı kültür noktasında ısrar etmekliğimiz şartı kabul edilmelidir.
            Bugünlerde yaygın şekilde duyduğumuz üzere “söz uçar yazı kalır.”
            Yazılı kültür, medeniyettir, üstünlüktür.  Yazı sistematiktir. Sürekli sömürge mantığıyla yaşayan Batı Medeniyeti karşısında düşünceler, fikirler ve projelerin yazı yoluyla sistematize şekilde ortaya getirilerek eleştirilmesi, geliştirilmesi mümkündür.
              Yazıdan ziyade, her gün yoğun şekilde “sözlü” yapılan dedikodudan, gıybetten kaldırım üstü “maksatlı” konuşmalardan korkulmalıdır.
              Son söz: Bu satırların yazarı Kültür ve Sanat Çalışma Grubu Başkanı olarak Kırşehir’de Kültür sanat, fikir ve gazetecilik hayatının gelişmesinden yana olduğunu bir kez daha tekrar eder. Bu alanda çalışma ve çaba gösterir. Saygılarımla… 

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ANKET

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku